TWT Forum The White Tree

..::| Orta Dünya'nın Zirve Noktası |::..
 
 Forum KılavuzuForum Kılavuzu  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  GruplarGruplar RadioMüzik Kutusu Site HaritasıSite Haritası  KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel MesajlarÖzel Mesajlar   Oturum AçOturum Aç 

TWT Günlükleri

 
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    TWT Forum -> Yasak Havuz
Yazar Mesaj
Anti Lycan
Bad Boy
Bad Boy

   

Kayıt: 29.10.2009
Mesajlar: 666

MesajTarih: Pzr Tem 04, 2010 10:18 pm    Mesaj konusu: TWT Günlükleri Alıntıyla Cevap Gönder

Açılış bölümü : Kötülük Asla Bitmez

Rüzgar doğudan batıya doğru esiyordu. Savaşın sessizliği heryeri sarmıştı.7.çağda savaş olacağını, kimse bilemezdi.. Zira Sauron'un çöküşünden sonra, tüm orklar ölmüştü. Kimse bilemezdi,Sauron'n ruhunu üç parçaya böldüğünü.

Nefret,öfke ve intikam. Sauron yok olmadan önce, ruhunu üç parçaya bölmüştü. Sauron tüm bunları, gizli bir mücevher'in içine koymuştu.Bu hisler, çağlar boyu yaşamayı sürdürdü. Gün geçtikçe, bu intikam duygusu,öfke ve bu insanlığa olan nefret, daha da büyüdü. Ama çağlar boyunca gizlice kaldı. Kimse tarafından, bu mücevher bulunamadı. Taa ki Arthead adında genç bir elf, onu bulana dek.

Arthead, mücevheri bulunca güzelliğinden etkilendi. Ama mücevher sıradan bir mücevher değildi. Gün geçtikçe büyüyen intikam,öfke ve nefret,Arthead'ın vücudunu ele geçirdi ve insanlardan intikam almaya başladı.Arthead, mağaralarda yaşamaya başladı. İnsanların içine çıkmıyordu. Hala bir elf formundaydı ama içinde büyük bir karanlık vardı. İnsanlık için büyük tehlike oluşturuyordu. Mağaralarda, yemeden ve içmeden yaşamını sürdürdü.

Henüz bir yıl olmamıştı ki,Arthead Troll'ler ile bir anlaşma yaptı. Troller aptal yaratıklardır. Çoğu şeyi bilmezler. Arthead, eğer kendisine hizmet ederlerse, onlara istedikleri herşeyi vereceğini söyledi. Troller de hemen kabul etti.Çünkü Troller, düşünmezdi. Herşeye kolayca inanırlardı ve Arthead'ın cesur duruşu, onları korkutmuştu. Bunun üzerine Arthead, ana şehiri olan Mordor diyarlarına doğru yol aldı. Emirinde ki 100 mağara trolü ile Mordor'u koruyan Gondor süvarilerini öldürdü. Süvarilerden yalnızca biri kaçtı ama başına aldığı bir darbe yüzünden hafızasını yitirdi,delirdi..

Larkhill isimli bu süvari lideri, zorlukla Osgiliath topraklarına gitti ve orada yere düşerek bayıldı.
Yıllarca Minas Tirith'de tedavi gördü.O dönemdelerde, Minas Tirith'in kralı Arphy'di.Gelmiş geçmiş en iyi kral olarak nitelendirilirdi.

Larkhill, Minas Tirith'de tedavisi bitince, kralın huzuruna koşarken "Gelicekler gelicekler! Saldıracaklar!" diye bağırmaya başladı.Herkes "Delidir, ne yapsa yeridir.." ve "Sauron ve orkların deviri bitti be adam.." diye söylenmeye başladı. Arphy, bunları duyunca biraz güldü ama atların, ölmüş binicilerini getirdiğini görünce, diğer herkes gibi ona hak verdi.

Spoiler:

Benim fikrim ve AliEren'in yardımlarıyla yazılacak bir hikaye. Smile
Karakterler TWT'de ki üyelerimizdir. Smile Bu başlığa kesinlikle yorum atmayınız. Yorumlarınızı Eleştiri başlığından yapınız. Umarım Envinyatar (Arthead) kızmaz. Very Happy Çünkü Guevara (Larkhill) sorumluluğu üstüne alacağına söz verdi. Razz


_________________
The Best Friend --> MCJOOP

Mekan = TWT ßeta forum


En son Anti Lycan tarafından Pzr Tem 04, 2010 10:49 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 defa değiştirildi.
Başa dön
AliEren
High Lord
High Lord

   

Kayıt: 13.05.2009
Mesajlar: 1669

MesajTarih: Sal Tem 06, 2010 2:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bölüm 1 : Parti

Minas Tirith halkı, sıcaktan evlerinde dışarı çıkmıyordu.Ak şehir'in sokaklarında çok az insan vardı. Ama demirci Helm, sıcağın ortasında yeni kılıçları dövüyordu. Aslında çok yorulmuştu.Gençliğinde soylu bir şövaliyeydi. Son 4 yıldır yaşlandığını düşünerek, demircilik ile uğraşıyordu.Şimdi ise, Kral Arphy'nin isteği üzerine,yeni kılıçlar dövmeye başlamıştı.

Bu sırada, kasabanın soylularından biri olan Ronartir, küçük adımlarla Helm'in yanına yaklaştı. Demirci geldiğini görmemişti anlaşılan. Sürekli kılıca vururyordu,anlından terler akıyordu.Ronartir demircinin yanına gelince ıslık çalarak, demircinin dikkatini çekmeye çalıştı. Helm'in sıcaktan başı dönmüş olsa gerek, yanlızca kılıca odaklanmıştı. Ama kızı Traya'nın "Ronartir! Ronartir! diye bağırması ile kendine geldi.Başını kılıçtan kaldırarak karşısında duran genç adama bakdı.

Koyu kahverengi saçları ve gözleri olan ronartir, oldukça uzun boyluydu.Helm, Ronartir..! diyerek ona sarıldı.Ronartir Nasılsınız efendim? diye sordu nazikçe. Helm Teşekkür ederim evlat.. Kralın isteği üzerine, bu sıcakta kılıçları dövüyorum. Tam olarak iyi değilim diyebilirim.. diyerek gülümsedi. Ronartir'de onu onaylarcasına başını salladı. Demircinin kızı, genç adamın yanına varmıştı bile. Bak sen... Nerelerdeydiniz beyefendi? diyerek güldü. Ronartir Her yerdeydim hanımefendi diyerek karşılık verdi.

Helm dükkanının içerisine girdi. Traya ve Ronartir ayakta konuşurken Helm, elinde iki tabure ile dışarı çıktı. İkisini de dükkanının önün koyarken Oturun bakalım çocuklar..dedi. Yüzünde çocukça bir gülümseme vardı.Ronartir, Aslında buraya bir iş için geldim. dedi. Helm'in yüzüne bakıyordu.Helm gülümseyerek İstediğin zaman benim yanımda çalışabileceğini biliyorsun evlat.. dedi. Ronartir bunu duyunca çok sevinmiş olacakki, gözleri parlamıştı. Traya'da "Harika bir fikir.. dedi ve Ronartir'de başı ile onayladı.

Onlar konuşmaya başladıktan bir süre sonra yolda Suspect görünmeye başlamıştı. Mağrur ve kuvvetli bir şekilde yürüyor, etraftakilerin dikkatini çekiyordu. Ve arkasından Thundil geliyordu, oda en az onun kadar mağrur ve kuvvetliydi. Demirciye doğru gidiyorlardı. Ronartir onları fark ettiğinde onlara döndü ve selamlamak için ayağa kalktı, Traya’da onunla birlikte ayağa kalktı. Kısa bir tanışma, konuşma faslından sonra Suspect asıl meseleyi açtı:

“Biliyorsunuz, bugün Amethist’in doğumgünü. Bu gün 29 yaşına basıyor ve ona bir kutlama yapalım diyorum. Bu işte bana yardım edecek birkaç kişi gerekiyor.Ronartir, senin evin müsait sanırım?”

Ronartir:

" Benim evim müsait."

Traya:

“Bu harika ben yemekleri hallederim, siz çoçuklarda parti yerini hazırlasınız.

Ronartir:

“Birkaç davetliyi’de çağırmak gerekiyor, Thundil davetlileri sen çağırabilirsin.”

Thundil başıyla onay işareti verdi, biraz daha orada konuştuktan sonra, herkes işleri için harekete geçti.

Thundil gizliliğe uyarak bütün davetlileri akşam Ronartir’in evine çağırdı. Ronartir ve Suspect, evi bir güzel partiye hazırlamış bekliyordu. Traya’ysa misafirlerin uzun süre akıllarında kalıcak yemekler hazırlamıştı. Yavaş yavaş misafirler gelmeye başladı. Hava karardıdığında bütün davetliler oradaydı. Larkhill Amethist’i gezdirdi ve oyaladı.Bazıları onun söylediklerini, deli saçmalıkları olarak yorumlasada, Amethist Larkhill'e saygı duyardı. Hava karardığında Ronartir’le siyasi bir konu konuşma bahanesiyle onu eve götürdü.

Evde tüm davetliler oturmuştu.Hepsinin önünde birer içki bulunuyordu.Suspect, hepsinin karşısına geçti.Bir anda sessizlik oluşmuştu. Yıllardır bizimle birlikte olan,burada yaşayan,boynunda ki tılsım ile buraya varan ve Gondor'un kolcusu Amethist'de selam olsun! diye haykırdı. Diğer herkesde suspect'in peşinden Selam olsun! diye bağırdı. Herkes bir kerede tüm içkiyi içti ve dört çocuk masaya çıkıp şarkı söylemeye başladı. Herkes eğleniyordu, kimisi zıplayarak, kimisi konuşarak.

Bu sırada Kral Arphy'nin kafasında başka düşünceler vardı.Kolcular Ithilien'e çekilmişlerdi. Arphy acı veren gerçeğe inanmak istemiyordu ama her şey ortadaydı..
Sauron geri dönmüştü.
_________________
Yok, elveda . . .
Başa dön
Anti Lycan
Bad Boy
Bad Boy

   

Kayıt: 29.10.2009
Mesajlar: 666

MesajTarih: Çar Tem 07, 2010 8:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

2.bölüm : Süpriz

Ak şehirde kimse kötülüğün geri geldiğine inanmıyordu. Askerlerin vücutlarından ayrılmış başlarını da, eşkiyaların işi olarak tanımlıyorlardı.Ama Mordor'dan duman yükselmeye başlamıştı bile. Arthead, gücünü yeniden toplamaya çalışıyordu.

Her geçen gün büyüyordu.Troller'de ürüyerek çoğalıyorlardı.Bu seferki ordu,tam bir yıkım getirecekti.Çünkü ordu orklardan oluşmuyordu.Ork sayısındalardı fakat hepsi Troll'dü. Zırhlı, silahlı troller..İnsanlığı yok etmek için oluşan bir ordu..

Ak şehirde herkes uyuyordu. Gece geç saatlere kadar eğlenmişlerdi. Sabah erken kalkamamışlardı.Ama Helm,geç saatte uyumasına rağmen uyanıktı. Tabii Ronartir'i de uyandırmıştı.

Helm "İşe başladığın için pişman olmuş gibisin" dedi, yüzünden adeta uyku akan Ronartir'e. Ronartir Ben iyiyim ve pişman değiilim." dedi elleriyle gözlerini ovuşturarak.Helm, gözlerini Ronartir'e dikmişti. "Öyle olsun bakalım" diyerek gülümsedi.

Tabii tek uyanık olan, o ikisi değildi. Larkhill, yavaşça onlara yaklaşıyordu.Ronartir onun geldiğini görünce saygıyla önünde eğildi. Larkhill bir deli olsabile,saygıyı hak ediyordu.Bir süre donmuş gibi durdu.Sonra gözleriyle etrafını taradı.Ronartir İyimisin Larkhill? diye sordu. Larkhill biraz ona baktı.Sonra sevinçle Geliyorlar!Geliyorlar! diye bağırmaya başladı. Helm ne olduğunu anlamıştı. Ronartir'e dönerek Koş! Kralı çağır. Çabuk!

Ronartir hızla koşmaya başladı.Ak şehirin katlarını tek tek çıkarken anlından terler akıyordu. Sonunda ak ağacın bulunduğu kata çıkmıştı. Lord Arphy, uyumuyordu. Gondor'un haritası üzerinde, Suspect ile birlikte bir şeyler planlıyordu. Ronartir Lordum! Lordum! Larkhill gelicekler diye bağırıyor! diye haykırdı.Arphy, Suspect'e hemen askerlerini toplamasını söyledi ve kılıcını çekerek hızla ilk kata doğru koşmaya başladı.Suspect, Thundil ve askerlerini alarak onu takip etti.

Cressida,Faint,Lomion ve Golradir, surların üstünde çokdan yerlerini almıştılar bile. Şehirin önü sise kapılmıştı. Hiçbir şey belli olmuyordu. Okçular yaylarını gerdirmiş,hazır bir vaziyette bekliyordu. Arphy,Thundil ve Suspect'de onların yanına gelmişti.Artık şehiri biz sessizlik almıştı. Ronartir'de dövdüğü kılıçlardan birini alarak onlara katıldı.

Çok geçmeden kıdemli bir şövalye olan Elenur ve Amethist'de yanlarına geldi.Ve sislerin içinden birileri gözükmeye başladı..

Uzun boylu,kapşonlu,mavi gözleri parlayan birisi..Larkhill, kapşonlu adamı görünce sevinçle haykırmaya başladı..
_________________
The Best Friend --> MCJOOP

Mekan = TWT ßeta forum


En son Anti Lycan tarafından Pts Ağu 02, 2010 12:47 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 4 defa değiştirildi.
Başa dön
Anti Lycan
Bad Boy
Bad Boy

   

Kayıt: 29.10.2009
Mesajlar: 666

MesajTarih: Pzr Tem 11, 2010 2:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

3.bölüm : Kolcular

Larkhill kapşonlu adamı görünce sevinçle haykırmaya başladı.Çünkü kolcular gelmişti. Herkes sevinç içinde haykırmaya başladı. Lord Arphy,Suspect ve Thundil kapının önüne gelerek onları karşıladı. Kolcuların lideri olan Beregor, kralın önünde eğildi. Arkasında tüm kolcular eğildi. Komutanları kalkınca,diğerleri kalktılar. Uyum içerisinde haraket ediyorlardı. Suspect, adımlarını bile aynı anda attıklarını gördü.

Beregor Lord Arphy'e selam olsun dedi. Arphy sol elini onun omzuna attı. Hoş geldin dostum. dedi samimi bir şekilde.Beregor, sadece başını sallamakla yetindi.Ithilien kolcularından Erenion ve kivi, biraz utangaç davranıyordu.Bu kadar insanın içinde bir tek onlar elfdi. Okçu komutanı Faint,bu durumu farketmiş olacak ki Sıkıntı yaşamayın kardeşlerim.Sonuçta hepimizin amacı aynı.. dedi samimi bir şekilde.Kivi Teşekkürler. diye cevap verdi.Askerler kaleye girerken,kalabalık dağıldı.

Larkhill ve Traya, Helm'in dükkanının önünde oturmuş sohbet ederken,Helm ronartir'e, işi öğretiyordu.Larkhil içinden bir şarkı mırıldanıyordu :


Geldilerden kuzeyden
Ithilien kolcuları
Oturdular hana,
İçtiler fındıkvodka

Yorgunlardı belki,
Yüzlerinden belli,
Hemen dinlendirdi,
Bizim Fındıkvodka

Fındıkvodka
Fındıkvodka
Fıııın dııııık voooodka


Traya, Larkhill'in söylediği bu şarkıyı duyunca biraz güldü. Ama Larkhill'in güzel şarkı söylediğini düşündü. FındıkVodka'da nedir? diye sordu.Larkhill durdu.Gülümseyerek FındıkVodka kutsal bir hazinedir. Benim hazinem.. dedi.Sonra şarkıyı tekrar söylemeye başladığında, Ronartir Bence bu şarkıyı handa söyleyebilirsin diyerek göz kırptı.Larkhill ona bakarak Sahi mi? diye sordu şaşkınlıkla. Aslında heyecanlanmıştı.Ronartir onaylarcasına başını salladı. Hem bende sana eşlik ederim. dedi Traya.Larkhill çok sevinmişti.

Bu sırada Mordor'da, yaklaşık 2000 tane troll vardı. Arthead daha güçlü olmak istiyordu. Yalnız dağın üstündeki ejderhaları bulması için gönderdiği 5 troll, ölmüştü. Ama kendisi gidip onları getirecekti. Ve onları, Osgiliath'ın yıkımı için kullanacaktı..
_________________
The Best Friend --> MCJOOP

Mekan = TWT ßeta forum


En son Anti Lycan tarafından Pts Tem 19, 2010 10:50 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 defa değiştirildi.
Başa dön
Anti Lycan
Bad Boy
Bad Boy

   

Kayıt: 29.10.2009
Mesajlar: 666

MesajTarih: Per Tem 15, 2010 5:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

4.Bölüm : Davetsiz Misafir
Orta dünyayı büyük bir karanlık sarmıştı.Minas Tirith'de herkes uyuyordu. Nöbetçiler bile uykuya dalmak üzereydi ki hızla bir atlının geldiğini gördüler. Atlı hızla yaklaşıyordu.Siyah bir pelerini vardı gelen süvarinin. Miğferinden yüzü görülmüyordu. Kapılara yaklaştığında.Nöbetçiler surların üzerinden Sen de kimsin be adam? diye sordular. Süvari yavaşça miğferini çıkarttı ve Ben Minas Tirith'in elçisi Jun dedi.

Nöbetçi elçiyi içeri almışlardı. Jun atından inerek demircinin evine doğru yürüdü. Demirci Helm'in kapısının önündeydi artık.Etrafına baktıktan sonra belinden bir bıçak çıkardı. Bıçağı ile kapıyı açarak sessizce içeri girdi.Miğferi hala başındaydı. Sessizce Traya'nın odasına gitti. Bıçağı Traya'nın boğazına dayayarak onu uyandırdı. Ölme vaktin! diye bağırdı.Traya korkudan kıpırdayamıyordu ki elçi miğferini çıkarttı. Traya yüzünü görünce rahatlamıştı. Elçi Merhaba kardeşim. dedi ama kafasına arkadan yediği bir sopa darbesiyle bayıldı.

Kendine geldiğinde sabah olmuştu.Genç kızın miğferi çıkartılmış ve kahverengi saçları etrafa yayılmıtşı. Gözlerini açtığında ona bakan 4 tane yüz gördü. İçinden sırayla Ronartir,Traya,Babam ve ... sanki aklını okumuşcasına Larkhill dedi Larkhill. Traya Merhaba kardeşim. Larkhill'in kusuruna bakma. Bana karşı biraz korumacı ve senin kim olduğunu anlamamış. dedi gülerek. Larkhill başını öne eğdi.

Jun başını sallamakla yetindi. Yavaşça ayağa kalktı. Babası karşısında ona bakıyordu. Birbirlerine sarıldılar. Helm Sonunda döndün kızım! dedi sevinçle. Evet dedi Jun. Bunu unuttuğumu sanma Larkhill dedi sinirle Larkhill'e. Larkhill gözlerini kırptı ve oradan uzaklaştı. Jun babasına dönerek Ben Lord Arphy'e bir gözükeyim.diyerek kralın salonuna gitti.

Arphy Jun'un geldiğin görünce sevindi. Jun.. diyerek seslendi. Jun Günaydın lordum. dedi. Arphy Otursana.. diyerek onu oturttu. Biraz konuştuktan sonra Arphy ee? Elfler Sauron'un döndüğüne inanıyorlarmı? diye sordu. Bir kısmı inanıyor. dedi Jun. Arphy Görünen o ki savaşta yalnız başımızayız. dedi. Jun yalnızca kafa sallamakla yetindi.

Jun kralın salonundan çıkmıştı. Kadim yazıtları çeviren,şehirin en yaşlısı Elen-Hen'in yanına gidiyordu.Elen-hen Jun'un geldiğini görünce Hoş geldin genç elçi.. dedi durgun bir sesle. Jun pelerinin içinden bir yazıt çıkardı ve bunu Elen-Hen'e verdi.Elen hen Bir bakalım.. diyerek yazıtın üzerinde elini gezir. Sonra Bunu bir kaç güne çevirebilirim. dedi. Jun Acele etsen iyi edersin dedi.
Bu sırada bir boru sesi duydular. Çok gür sesli bir boruydu.
_________________
The Best Friend --> MCJOOP

Mekan = TWT ßeta forum
Başa dön
AliEren
High Lord
High Lord

   

Kayıt: 13.05.2009
Mesajlar: 1669

MesajTarih: Pts Tem 19, 2010 10:59 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Bölüm 5 : Palantiri'nin peşinde

Bütün kötü ırklar Sauron'un çağrısına kulak vermişti. Goblinler, cücelerle savaşmaya başlamıştı. Haradrımlar, korsanlar, doğulular hepsi çağrıya kulak vermiş ve ordularını inşa etmeye başlamıştı. Batı'nın halkı barışın geldiğini sanırken, doğuda büyük güç hep bu günü bekliyordu.

Orta Dünya'nın kuzeyinde goblinler tekrar birleşip saldırılara başlamıştı. Arnor ve Cüceler şimdiki saldırıların ana hedefiydi. Elfler bunların rastlantı olmadığını artık anlamıştı. Ama çok geç olmuştu. Saldırılar çok güçlüydü, bu savaşı bir mucize olmadan kazanamazlardı. Korsanlar Gondor kıyılarını yağmalamaya başlamıştı bile. Dunlendliler isyandaydı. Ve Kötülük Mordor'dan her geçen gün dahada yayılıyordu. Kötülük Minas-Tirith'e bile gelmişti. Kimse bilmesede, Minas-Tirith kendi sonunu hazırlıyordu. Bir hain vardı. O bile bilmediği halde, Minas Tirith düşecekti.

Jun, Thundil ve Larkhill; Kral Arphy tarafından çağrılmıştı Kral onlardan Kayıp Palantiriyi bulmalarını istiyordu. Ellerindeki tek bilgi bir hizmetçinin bilgisiydi hizmetçi onlara kekeleyerek şunları anlattı

"Korkunçtu efendilerimiz. Korkunçtu. Kralın giysilerini yıkamaya götürürken Ak Ağaç'ın yanında bembeyaz parlayan birini gördüm. Bana baktı, masmavi gözleri vardı, bembeyaz parıltının içinde masmavi iki göz. Elinde bir asa tutuyordu, beni hiç görmemiş gibi yürümeye devam etti. Onu gidene kadar izledim, bacaklarım hareket edememişti, ağzım sanki yoktu. Ak Kule'ye gitti, o kapıları açıp içeri girdiğinde, ışıkta gitmişti ve bayıldım efendimiz."

Kral Arphy onlara döndü "Bilgilerimiz bu kadar. Palantiri'nin ne olduğunu size anlatamam şimdi kütüphaneye gidin ve araştırın."

O sırada kütüphane oldukça zenginleşmişti, hergün yeni yazılar geliyor, eskileri düzenleniyordu. Yeni kütüphanciler vardı, eskileriyse daha kıymetli yazılar için yazmaya başlamıştı.

Selam verip dışarı çıktılar ve soluğu kütüphanede aldılar. Hemen Palantiri'yle ilgili yazıları okumaya başladılar. Onlar okurken Birden bir ışık odayı kapladı ve hiçbir şey görülemedi. Işık gittiğinde hemen odadan çıktılar, Jun kafasını odadan çıkardığında o beyaz şeyi gördü ve peşine takıldı. Minas Tirith'in bütün katları boyunca uzun bir koşuşturma oldu. Bütün katları koşarak indiler. Cümle Kapısı'na gelindiğinde hepsi ölücek derecede yorulmuştu. Bir anlığına muhafızlar beyaz şeyi durdurmaya çalışmıştı ama beyaz şey elindeki asanın bir hareketiyle hepsini yıktı ve geçti. Kapıları çoktan kapatmışlardı, ama gökyüzünden bir ses duyuldu. Herkes gökyüzüne baktı, bu arada beyaz şey surlara çıkmıştı. Gelen şeyin ne olduğu belli oldu, o bir kartaldı. Beyaz Şey Kartal'a atladı. Ve Güneye Doğru yol aldılar. Thundil, Larkhill ve Jun hemen bir ata atlayıp dışarı çıktılar ve onu takip etmeye başladılar.
_________________
Yok, elveda . . .
Başa dön
Anti Lycan
Bad Boy
Bad Boy

   

Kayıt: 29.10.2009
Mesajlar: 666

MesajTarih: Cma Tem 30, 2010 3:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Jun, Thundil ve Larkhill, atlarıyla kartalı takip ediyorlardı. Atlar kartal kadar hızlı değildi elbette.Yakalayamayacaklarını anladıklarında durdular. Larkhill hafızasını yitirmiş olsa da, eski bir Gondor’luydu. Hala cesurdu. ”Onun ne olduğunu öğrenmeliyiz..” dedi. Diğerleri de başlarıyla onayladı.Minas Tirith’e ger döndüler.

Larkhill ve diğerleri, kaleye gidip olan bitenleri krala anlatmışlardı. Kral da eski bir dostunu kaleye çağırmıştı. Onun gelişini beklerken, Beregor’u çağırdı. ”Beni çağırmışsınız lordum.” dedi Beregor. ”Gel Beregor, eski bir dostumu bekliyorum. dedi lord Arphy.Bu sırada dışarıda sert bir şimşek çaktı. Herkes irkilmişti ama Beregor kapıda duran beyaz pelerinli adama bakıyordu. Pelerinli adam yavaşça eğilerek ”Merhaba dostum. “ dedi.

Lord Arphy, gülümseyerek ”Hoş geldin eski dostum..” dedi. Beregor’a dönerek ”Sencha benim eski bir dostumdur beregor.” dedi. Beregor ”Sizin dostunuz benim de dostumdur efendim.” dedi saygıyla.Arpharazon Sencha isimli büyücünün yanına giderken, Amethist Beregor’a doğru koştu. ”Bu adam kim? Burada ne işi varmış?” diye sorular sormaya başladı. Beregor ”Gel anlatayım” diyerek kolunu amethist’in sırtına attı. Yürüyerek olanları anlatmaya başladı.

Arphy Sencha’ya palantir’den bahsetti. Sencha’da palantiri bulacağını söyleyerek işe koyuldu.

----
Sıra sencha'da. Smile
_________________
The Best Friend --> MCJOOP

Mekan = TWT ßeta forum
Başa dön
Mesajları göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    TWT Forum -> Yasak Havuz Saatler GMT +3 zaman dilimine göredir
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Forum Seçin:  



Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
Türkçe Tercüme: phpbb Türkiye
Chronicles phpBB2 theme by Jakob Persson (http://www.eddingschronicles.com). Stone textures by Patty Herford. .